Hayatınızı Değiştirecek Muhteşem Sır

Hayatınızı Değiştirecek Muhteşem Sır

Muhteşem SırSizlerle hayatınızı değiştirecek bir sır paylaşacağım. Yıllar önce kiracı olarak oturduğum bir evin her tarafı antika, her tarafı tarihti. Ev sahibi evdeki işime yarayan eşyaları kullanabileceğimi, yaramayanları ise atabileceğimi söyledi. Evde eskilerden kalma divan ve yığınla döküntü vardı. Döküntülerin arasında bir sandık dikkatimi çekti ve içini açtım. Sandığın içinden eski gazeteler, dergiler ve bir de kalın ciltli bir günlük çıktı. Merak ettim ve bir gece günlüğü okumaya başladım. Günlüğün sahibi 1927 doğumlu bir kadındı. İlk sayfadan itibaren dert, mutsuzluk ve ölme isteklerini yazmıştı. Okurken daralmıştım ama sonuna kadar okumaya karar vermiştim. Yazılarının solukluğundan ne kadar hüzünlü olduğu belliydi. Birden o büyük harflerle yazılı sayfalara geldim. O hüzünlü, umutsuz soluk 3 sayfadan sonra hep mutluluk, huzur ve başarı sayfaları okudum. O iki sayfadan sonra hep mutluluk hep huzur hep başarı sayfaları okudum.

Burada sizinle paylaşacağım Hayatınızı Değiştirecek Muhteşem Sır o üç sayfa.

Ben yıllarca o sırrı uygulamadım, ta ki hayattan bezmiş, ölmek için Allah’a yalvarırken sırrı hatırladım ve uyguladım.

Sonuç: Muhteşem

Hayatınızı Değiştirecek Muhteşem Sırra gelince,
hayatın boyunca yaşadığın tüm dertlerini, kederlerini, sorunlarını tüm ama tüm detaylarıyla kağıda dökeceksin ve 7 gün boyunca her gün 41 kere Ayetel Kürsi okuyacaksın. Yazdığın kağıt veya kağıtları bu 7 gün boyunca yastığının altında saklayarak uyuyacaksın. 7 kabus gecesinden sonra bu kağıtları cam bir kavanozda yak ve tamamı kül olunca kapağını kapat ve bir suya at. Deniz, göl ya da ırmak neresi olursa. İşte o andan itibaren Allah’a dua edip, istediğin her şeyin ne kadar hızla kabul olduğunu göreceksin.

NOT: Sadece Youtube Kanalımızda paylaşacağımız sırlı dua ve daha fazlasını kaçırmamak için lütfen BURADAN kanalımıza abone olmayı ihmal etmeyin.

Sitemizdeki diğer havas uygulamalarından faydalanmak için lütfen BURAYI tıklayın.

Sponsorlu Video

Hacet Kapılarını Açan Kelime-i Tevhid Zikri

Hacet Kapılarını Açan Kelime-i Tevhid Zikri

Hacet Kapılarını Açanİslam dininin özü ve temel esasların özeti sayılan Kelime-i Tevhid, Allah’a iman ilkesidir. Peygamber Efendimiz (SAV), amcası Ebu Talip’e kıyamet günü şefaatçi olabilmesi için, Kelime-i Tevhid’i söylemesini istemiştir. Gerek dünya gerekse ahiret saadeti için kıymetli bir anahtardır. Bu anahtarı doğru şekilde kullanabilirseniz, ahirette köşkler kazandığınız gibi, bu dünyada da nice hacet kapılarını aralamış oluyorsunuz. Bu sebepten dolayı, Kelime-i Tevhid Zikri, zikirlerin alası olarak geçmektedir. Bu zikri uygularken bazı hususlara dikkat ederseniz, zikrin manası ve dolayısıyla tecellisi artar. Bu yazımızda Kelime-i Tevhid Zikri nasıl yapılır? Kelime-i Tevhid kaç kere okunmalı? gibi sorulara cevap bulacağız. Lütfen tüm uygulamayı eksiksiz yapmaya özen gösterin.

Zikirden Önce :

Kesinlikle sessiz olmalısınız. (Yüksek sesle değil, kendi duyacağınız kadar sesle olmalı.)
Bulunduğunuz ortamda da yalnız olmalısınız. Asla zikir dış etkenler tarafından bölünmemelidir.
Kimin huzurunda olduğunuzu unutmadan, edepli olmalısınız.
Mutlaka abdestli olunmalıdır.
Gündüzün aydınlığında ve akşamın karanlığında olmak üzere (sabah ve akşam) günde 2 kere yapılmalıdır.
Kesinlikle şu saatte yapılacak diye zaman belirtilmez. Kişi kendini hazır hissettiği zamanda gerçekleştirilir. Ama yatarken ve sabah namazının öncesi ve sonraları en uygun zamanlardır. Herkesin uykuda olduğu zamanda Rabbimiz; ”Kulum herkes gaflette iken Beni ve Resulümü andı.” der ve zikir sahibini çok sever.

Yapılması Gerekenler:

İlk olarak Euzü besmele ile başlamanız gerekiyor. EÛZU BİLLAHİ MİNEŞ-ŞEYTÂNİRRACîM. BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHîM
Daha sonra 100 kere Tövbe edin. Estağfirullah el azim diyebilirsiniz.
Tövbe etmeniz bittikten sonra başında Besmele olmadan 132 kere dilediğiniz bir salavatı okuyabilirsiniz.
Salavat okumanız bittikten sonra başlarında Besmele ile birlikte 11 İhlas ve 1 Fatiha Suresi okuyun.
Tüm bu okuma işlemleri bittikten sonra hasıl olan sevabı hediye etmeniz gerekiyor. Bunun için de;
“Allah’ım okuduğum surelerin ve salavatların sevabını; Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa SAV mübarek ruhlarına, ehl-i beytine,ashabına,yüce âlisine, salih kullara, hızır a.s ve sevdiği evliyalara, himmet eden sultanlara, ders veren hocalarımıza,onların hocalarına ve üveyslere hediye ettim. Amin.” demeniz gerekmektedir.

Akabinde

1 Kere Euzü Besmele çektikten sonra
En az 100 kere “LA İLAHE İLLALLAH” diye zikrinize başlayabilirsiniz. 100 den az olmamak kaydıyla, fazlasını da söyleyebilirsiniz.

***Not: Zikri bitirdikten sonra 11 İhlas ve 1 Fatiha okunmayacaktır…***

İşte hepsi bu kadar. Hayatınızda yaşayacağınız süprizlere hazır olur. Kelime-i Tevhid Zikri hayatınızın vazgeçilmezi olacak. RA’D Suresi 28. Ayet-i Kerimesinde Allah-u Teala şöyle buyuruyor: “Onlar, âmenûdurlar ve kalpleri, Allah’ı zikretmekle mutmain olmuştur. Kalpler ancak; Allah’ı zikretmekle mutmain olur, öyle değil mi?” O zaman ne duruyorsunuz? Huzur size sizden daha yakın ama bunun farkında değilsiniz. Vakit kaybetmeden Yüce Rabbimiz’i anarak huzura kavuşalım…

NOT: Sadece Youtube kanalımızda paylaşacağımız Sırlı ve Faziletli Denenmiş Duaları kaçırmamak için  BURADAN abone olmayı lütfen ihmal etmeyin.

Sitemizdeki diğer faziletli zikirlerden faydalanmak için lütfen BURAYI tıklayın.

Sponsorlu Video

Sevdiğini Geri Döndüren Çevirgel Duası

Sevdiğiniz Geri Dönsün

Çevirgel DuasıEğer sevdiğiniz sizi bırakıp gitti ise, bu duayı okuyup Allah’ın izni ile geri getirebilirsiniz. Çok etkilidir. Defalarca yüzlerce kişi tarafında tecrübe edilmiştir. Çevirgel Duasını okuyun ve  sevdiğiniz geri dönsün.
Şimdi öncelikle MucizeDua üyelerine duayı nasıl okumaları gerektiğini yazalım ve daha sonra da duayı yazalım.

Çevirgel duasını yedi cuma sala ile ezan arasında okumanızı tavsiye ediyorum. Ama eğer o zaman vaktim yok derseniz, başka bir vakitte de okuyabilirsiniz. Bu dua ile birlikte Surhubad ve Kenzül Arş dualarını da okumanız iyi olur. Dua içindeki filanca yazan yerlerde kişinin ismi söylenecek (anne ismi ile berebar söyleniyor).

Dedikten sonra duamıza geçelim…

Bismillahirrahmanirrahîm

Elhamdülillâhi leke ya Allahü Filanca’nın gönlünü bana dost kıl.
Elhamdülillâhi ya Allahü yine Filanca’nın gönlünü çevirgel.
Bihakkı Lâilâhe illallahü Muhammedin Resulullahi Yarab, sen ol Şan’ı büyük Allah, sen ki yedi kat yerleri ve gökleri yarattın: Yarab senin izzetin hürmeti için Filanca’nın gönlünü ve canını ve yedi kat endamını ve iradesini ve kararını bana çevirgel, gayrilerinden gönlünü ayırgil.
Ahiyyen şerahiyyen asbavüsin bihürmeti Hızır Aleyhisselâm Filanca’nın gönlünü bana dost kılıvergil.

Eğer uyur ise uyandır. Eğer durur ise doğru getürgel. Benim aşkımdan bikarar kılıvergil. İlahi bihürmeti hüvelhayyü kayyum Lâilâhe illâ hüve bikarar kılıvergil.
İlâhî senin bin bir adın hürmeti için doksandokuz esmaül-hüsna hürmeti için bizi sevindirgil. Bihürmeti Tevrat ve bihürmeti Zebur ve bihürmeti İncil ve bîhürmeti fürkanil azimi ve Kur’ân-ı Kerim.

Ve bihürmeti suhufi İdris Aleyhisselâm.
Ve bihürmeti Âdem Aleyhisselâm.
Ve bihürmeti İmanil mü’minin velmüslimin ve bihürmeti Cemiil enbiyai vel mürselin.

İlâhi senin lûtfun için ve senin in’amın için ve senin ihsanın için.
İlâhi nuriyyet sözleri ve kelimeleri harfleri hürmeti için ve rukûda ve sucûdda evkati hamsede ve Ramazan ayında çekilen tesbihler hürmeti için.

Ve sübhanekallahümme ve bihamdike ve ebced harfleri hürmeti için ve duai Kunut ve duai Teşehhüd hürmeti için Filanca’nın gönlünü canını ve aşkını ve muhabbetini bana çevirgel, sen rest getirgil.

Bihürmeti Âdem Safiyullah, ve bihürmeti Nuh Neciyyullah, ve bihürmeti İbrahim Halilullah, ve bihürmeti Musa Kelîmullah, ve bihürmeti İsa Ruhullah, ve bihürmeti Yusuf Sıddîkullah, ve bihürmeti Muhammed Mustafa Sallâllahü Aleyhi Vesellem Habibullah, İlâhî yüz yirmi dört bin Peygamberler hürmeti için Filanca’nın gönlünü ve canını ve aklını ve fikrini bana dost ve benim aşkımdan bikarar kılıvergil.

Muhammed Mustafa ve Habibilmürteza velmücteba ya mabud ya Mahmud ya Mennanü ya Hannanü ya Deyyanü ya Hayyü ya Kayyümü ya Cebarrü

İlâhi yüz yirmi dört bin enbiyai velmürselin ve evliyalar hürmeti için Filanca’nın gönlünü bana çevirgil.

İlâhi Musa Aleyhisselâm’ın iki gözü ve yüzü hürmeti için, esrarı Muhammed ve Muhammedin gövdesi ve savmı ravzası ve hilyesi ve beratı ve miracı ve kıyamı ve kuûdi ve sucûdi ve gaziler hakkı için, İlâhi müminin velmüminat velmüslimine velmüslimati hürmeti için, İlâhi müşfik gönüller hürmeti için, Filanca’nın aklına, Filanca’nın gönlüne ve gözüne beni şirin ve mahmud kılıvergil.

Ya gani ya mugnî bihürmeti kitabı malûm zemekanide ise bikarar kılıvergil.

İlâhi senin sırrın için, ve sübhani devrani hürmeti için, İlâhi zinnuni dısrî ve fethi Mehdi Musallî ve Ahmed Tugranî ve meşari selem hürmeti için, İlâhi Maruf Kerhi ve Cüneydi Bağdadi hürmeti için, İlâhi Şeyh Şibli ve İmamı Gazalî hürmeti için, İlâhî Abdülmutasıl, İlâhi ibni Hallaç Mansur ve Hace Ebulleys ve Veyselkaranî ve Şeyh Muhammed hürmeti için, İlâhi Hasan Basri ve Hadibi Acemi hürmeti için. İlâhi imanlı kullar âbidler ve sadıklar ve müminler hürmeti için sen bendenin hacetini reva eyle bihürmeti innema emruhu iza erade şeyen en yekule lehu künfeyekünu.

Fesubhanellezi biyedihi melekütü külli şeyin ve ileyhi türceun. İlâhi yevme leyenfa malûm velâ benune illâ men etellahe bikalbin selîmi.

Bihürmeti hazihil, âyetil kerim. Filanca’nın gönlünü ve canını bana çevirgil ve kalbini gayrilerden ayırgil.

İlâhi cümle hâlâik arasında ve has ve âm arasında sözüm makbul ve âlem halkını bana müsehhar eyleyüp ve beni şirin ve halîm kuvvetli ve hürmetli ve cemi müminler arasında hub eyle.

Bihürmeti Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali rıdvanullahi teâlâ aleyhim ecmain. İlâhi bihürmeti Hızır, İlyas, Hamza ve Abbas ya müsebbibel esbab ya müfetti halevbab ya kadiyelhâcati ya mukilelaserati ya mukallibelkülibi vel ebsar, Filanca’nın gönlünü bana dost kılıvergil.

Ya ilâhelevveline velâhirine. İyyake nabudu ve iyyake nestein. Ve bihürmeti Sübhühun Kuddusün rabbüna ve rabbülmelâiketi verruha.

Ve bihürmeti Cebraile ve Mikâile ve İsrafile ve Azraile aleyhimüsselâmü ve bi hürmeti Mekkete ve Medinete şerrefehummellahü teâla ve bihürmeti kâf ha ya ayın sad ve ha mim ayin sin kaf ve bihürmeti Yasin ve Kuranil Hakim inneke leminelmürselîne. Âlâ, sıratin müstekimin.

Ve bihürmeti sümmün hükmün ümyün fehüm lâ yalemune. Sümmün hükmün ümyün fehüm lâ yesmeune. Sümmün hükmün ümyün fehüm lâ yübsirune.

Ve bihürmeti femen kâne minkum maridan evbihi ezen min resihi fefidyetün min siyamin ve sadakatin evnüsü kin feiza emintüm femen temettea bilumreti ilelhacci.

Bismillâhirrahmanirrahîm.

Rabbiğfirli ve hebli min ledünke rahmeten inneke entel vehhabu. Birahmetike ya erhamerrahimine. Velhamdülillâhi rabbilâlemine.Amin.

NOT: Sadece Youtube kanalımızda paylaşacağımız Sırlı ve Faziletli Denenmiş Duaları kaçırmamak için  BURADAN abone olmayı lütfen ihmal etmeyin.

Sitemizdeki diğer denenmiş aşk ve sevgi dualarını BURADAN incelemenizi tavsiye ederiz.

Sponsorlu Video

İnsanın Damalarındaki Kan Gibi Dolaşan Düşman: Şeytan

Yüce Allah, Hz. Adem’i çamurdan yaratıp, ruhundan üflediğinden bu tarafa, insanoğlunun ezeli düşmanıdır şeytan. Allah’ın emrine karşı gelerek Hz. Adem önünde eğilmemiş, böylelikle de bulunduğu makamdan kovulmuştur İblis. Bunun üzere şeytan “Rabbim! Öyleyse varlıkların tekrar dirileceği zamana güne kadar mühlet ver” diyerek, insanoğluna karşı öfkesini, kıskançlığını, kinini gizlememiştir. Yüce Allah da iradesi ve hikmeti gereği İblis’in bu isteğini yerine getirmiş ve İblis’e de şöyle buyurmuştur: “Haydi git! Ancak, haberin olsun ki, onlardan sana uyanlarla beraber hepinizi bekleyen ceza, yaptıklarınızın tam karşılığı olmak üzere, cehennem olacaktır! Haydi, şimdi onlardan gücünün yettiğini sesinle ayart; tüm imkanlarını kullanarak onların üzerine yüklen ve böylece onların, mallarına ve evlatlarına ortak ol; onlara vaatlerde bulun; çünkü onlar bilmezler ki şeytanın vaat ettiği şey ancak bir aldatmadır” İsra, 17/63-64

Şeytan

İnsanın içinde dolaşan şeytan

Bir Ramazan gecesi Sevgili Peygamberimiz itikafta iken eşi Hz. Safiyye onu ziyarete gelir. Bir sürü muhabbet ettikten sonra eve dönmek üzere kalkar. Peygamber Efendimiz de onu kapıya kadar uğurlar. Bu sırada orada geçmekte olan iki sahabe Resulullah’ı görünce oradan görünmeden hızlıca uzaklaşmak isterler. Sahabelerin telaşının gören Resulullah, “Durun! Bu eşim Huyey kızı Safiyye’dir” der. Sevgili Peygamberimiz’in açıklama yapma gereği duymasından mahcup olan sahabeler, “Sübhanallah Ey Resulullah” diyerek, kendisi hakkında akıllarına en ufak şüphe gelmediklerini söylediler. Bunun üzerine Allah’ın Elçisi de, “Şeytan, kanın dolaştığı gibi insanın içinde dolaşır. Doğrusu, şeytanın kalplerinize yanlış düşünceler getirmesinden endişe ettim” diye buyurur.

Nasıl kan damarlarımızda sessizce dolaşıyorsa, şeytan da sinsice hareket ederek, türlü hileleriyle bizleri aldatmak için her fırsatta karşımıza çıkar. Sanki beynimizin içinde gezinir gibi insanlara vesvese vererek aldatmaya çalışmaktadır. Aldatma şeytani bir özellik olduğundan, bütün kötülükleri simgeleyen şeytan olarak anılır İblis.

İblis’in son umudu: Tevbe

Rivayete göre İblis, Hz. Musa’nın yanına gelerek, “Allah’ın elçi olarak seçtiği ve onunla konuşan kişi sen misin?” diye sorar. Hz. Musa da, “Evet benim, fakat sen kimsin? Neden soruyorsun?” diye İblis’e karşılık verir. Kim olduğunu açıklamadan İblis, “Yarattıklarından birinin tevbesini kabul etmesini Allah’a bildirmeni istiyorum” der. Bunun üzerine Hz. Musa’ya Yüce Allah’tan bir vahiy gelir; “Ya Musa! Ona de ki; senin hatırına isteğini kabul ediyorum. Lakin tevbesini kabul etmem için Hz. Adem’in kabrine secde etmesi gerekir. Bunu yaparsa tevbesini kabul eder, günahlarını bağışlarım.” Hz. Musa, Allah’ın vahyini İblis’e ilettikten sonra, İblis çok sinirlenerek eski kibirli haline geri döner ve; “Ben cennette iken secde etmemiştim. Şimdi ölüsüne mi edeceğim?” diye alaycı bir karşılık verir.

İnsanın zaaflarından yararlanır

Şeytan, her fırsatta insanoğlunun karşısına çıkar ve zaaflarını kullanarak onu İslam’a giden yolda yolundan saptırmaya çalışır. Hz. Adem ve Hz. Havva’ya yaptığı gibi aldatıcı vaatlerde bulunarak insanı yanlış yollara yönlendirmektedir. Mamafih Yüce Allah, kendisini zikreden ve anan kullarını şeytanın türlü hilelerinden koruyacağını ve merhamet edeceğini Kur’an-ı Kerim’de açıkça belirtmiştir.

Diğer video paylaşımlarımızı izlemek için lütfen Youtube Kanalımıza abone olmayı ihmal etmeyin!

Cinler Alemi

Kur’an-ı Kerim’de ve hadislerde cinlerin varlıkları açıkça beyan edildiği gibi müstakil olarak “Cin Suresi” de mevcuttur. Cin, kelime anlamı olarak Arapça örtmek, gizlenmek anlamına gelmektedir. Çoğulu “Cinni” şeklindedir. Beş duyu ile algılanamamalarından dolayı, zamanla Cinler hakkında birbirinden farklı tasavvurlar oluşmuştur.

Cinler

Cinlerin Yapısı

Kur’an-ı Kerim’de açıkça belirtildiği üzere Cinler, dumansız ateşten yaratılmışlardır. Yaratıldıkları ateş ile alakalı iki nitelik yer almaktadır. Bunlardan biri “Semum” yani dumansız ateştir, diğeri ise ateşin kırmızı, yeşil ve sarı renklerinin karıştığı yer anlamına gelen “Maric”‘dir. Cinleri meleklerden ayıran başlıca özelliklerden biri de, meleklerin nurdan cinlerin ise ateşten yaratılmalarıdır. Mahiyetleri itibariyle de görünmezlerdir.

Yaptıkları işler bakımından da kendi aralarında üç sınıfa ayrılmaktadırlar: İfrit, Hubbel ve Ğul. İçlerinde en güçlü olanları İfrit hakkında, Kur’an-ı Kerim’de bir kıssa geçmektedir. Neml Suresi’nde geçen ayette bir ifrit Hz. Süleyman’a Sebe Melikesi’nin tahtı için; “Sen makamından kalkmadan önce ben onu saba getirebilirim, bunu yapmaya gücüm yeter ve ben güvenilir biriyim” demiştir. Bu ayetten de anlaşılacağı üzere, ifritler güçlü, kurnaz ve iş bitiricidirler.

Cinler gaybı bilir mi?

Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de cinlerin semanın üst katlarına çıkıp, Allah’tan bilgi aldıkları konusu şiddetle reddedilmiştir. Zira, Yüce Mevla gaybı kendisinden başka kimsenin bilemeyeceğini, ancak elçilerinden dilediğini seçerek ona gaybı bildireceğini, Neml Suresi 65. Ayet-i Kerime’sinde buyurmuştur. Nitekim, emrinde cinleri çalıştıran Hz. Süleyman’ın vefatını, cinler ancak kurt asasını kemirip Hz. Süleyman yere düşünce fark etmişlerdi.

Cinlerin İnancı

Tıpkı insanlar gibi cinler de akıl ve irade sahip oldukları için ibadetle mükelleftirler ve insanlar gibi inançlıları – inançsızları, iyileri -kötüleri, hayırlıları – şerlileri bulunmaktadır. Yine Yüce Kitabımız’da cinlere ve insanlara nice uyarıcı peygamberler gönderildiği bahsedilmektedir. Cinlere gönderilen peygamberlerin kendi toplumundan yani cinler olma olasılığı yüksektir. Fakat Son Nebi Muhammed Mustafa (SAV), hem cinlere hem de insanlara elçi olarak gönderilmiştir, bu sebepten dolayı da kendisine “Resulüs Sakaleyn” yani “iki toplumun da peygamberi” olarak adlandırılmıştır.

Şeytan

Şeytan bir cin midir?

Cinler ile ilgili diğer bir husus ise, cin ile şeytan arasındaki bağdır. Allah-u Teala, Hz. Adem’e secde edilmesini emrettikten sonra, bu emre şeytan kibirlenerek karşı çıkmıştır. Kehf Suressin’de bu olay şöyle geçmektedir: “Hani biz meleklere: Adem’e secde edin! buyurmuştuk da, onlar hemen secde etmişlerdi. Ancak İblis müstesna. Çünkü o cinlerden idi, bu sebeple Rabbinin emrinden çıktı”. Şeytanın cinlerden olduğu açıkça ayette geçmektedir. Bu sebepten dolayı İblis yani şeytan bir cindir ve ama bütün cinler İblis gibi kendilerini kötülüğe adamamışlardır.

Kötü cinlerden korunmak

Peygamberimiz Muhammed Mustafa (SAV), kötü cinlerin insanlar üzerindeki etkisinden kurtulmak ve cinlerin musallat olmamaları için Allah’a sığınmamızı tavsiye etmekle birlikte, Felak ve Nas Surelerini, ayrıca da Ayetel Kürsi’yi okumamızı öğütlemiştir.

Diğer video paylaşımlarımızı izlemek için lütfen Youtube Kanalımıza abone olmayı ihmal etmeyin!

Nurdan Yaratılan Varlıklar: Melekler

Her şeyden evvel, on sekiz bin alemin tek sahibi olan Allah vardı. Daha sonra hikmetinden ve kudretinden sual olmayan O, yeri ve göğü yarattı. Ve sonra Melekler nurdan yaratıldılar. Cebrail, Mikail, İsrafil ve ölüm meleği. Cebrail’in himayesine bir ordu verildi. Tüm nebat ve gökten inen yağmur Mikail’e emanet edildi. Arşı taşıma göreviyle birlikte kıyamet borusunu üfleme görevi de İsrafil’e verildi. Ve canı bedenden ayırma görevi ise ölüm meleğine verildi.

Şeytanın insanın yaratılışına gösterdiği tepki gibi, melekler nurdan yaratıldıkları için asla kibirlenmediler. Şeytan ateşten yaratılmasıyla meleklerin nurdan yaratılması, birbirinin zıddı varlıklar olarak yaratıldığını göstermektedir. Yüce Allah, Cebrail’i, Mikail’i, İsrafil’,, ölüm meleğini, kabirde hesaba çekecek olan Kiramen Katibin Meleklerini ve daha birçok meleği yaratmış, onlara çeşitli görevler tayin etmiştir. Hepsinin ortak noktası Yüce Allah’a ibadet etmek ve O’nu yücelterek isteklerini harfiyen yerine getirmektir.

İnsanoğlu ile bağı

Yüce Mevla Hz. Adem’i topraktan yarattıktan sonra meleklerine, Hz. Adem’in önünde saygı ile eğilmelerini, Hz. Adem’e de melekleri selamlamasını emretti. “Es-Selamü Aleyküm” diye melek topluluğunu selamladıktan sonra Hz. Adem, “Es-Selamü aleyke ve rahmetullah” diye karşılık verdi melekler. Melekler selamlarına Allah’ın rahmetini ekleyerek, insanoğlu ile melekler arasındaki ilk sevgi bağı da böylelikle o noktada kurulmuş oldu.

Melekler

Varlıklarının kabulü

Meleklerin varlıkları Hz. Adem’in yaratılışından beri tamamen inkar edilmemekle birlikte, zaman içerisinde onların varlıkları hakkında çeşitli inanışlar ortaya çıkmıştır. Mahiyetleri hakkında bilgimiz sadece Kur’an-ı Kerim’de ki ayetler ve Peygamber Efendimiz’in hadisleriyle sınırlıdır. Fatır Suresinde meleklerin ikişer, üçer, dörder kanatlı elçileri olduğunu Yüce Mevla bildirmiştir. Fakat bu kanatların içerikleri konusunda da tam bir bilgimiz bulunmamaktadır. Bahsi geçen kanatların bildiğimiz kuş kanatları gibi algılanmaması gerekmektedir. Bazı resimlerde insan suretine kanat takılarak melek tasvir edilmekte olup, bu tasvir İslam düşüncesi bakımından asla kabul edilemez.

Yüce Allah hem meleklerden hem de insanlardan elçiler seçtiğini buyurmaktadır. Kur’an-ı Kerim’deki ayetlerden de anlaşılacağı üzere, birçok kere melekler insan suretine girip Allah’ın mesajlarını peygamberlere iletmişlerdir. Her insanın bir meleği olduğunu ve her meleğinde bir insanı olduğunu unutmayınız.

Diğer video paylaşımlarımızı izlemek için lütfen Youtube Kanalımıza abone olmayı ihmal etmeyin!

En Güzel İsimler O’nundur

“De ki: İster Allah deyin, ister Rahman deyin. Hangisini deseniz olur. Çünkü En Güzel İsimler O’nundur.” İsra Suresi 17. Ayeti Kerimesi

Sevgili Peygamberimiz bir gün Mekkeli müşriklerin acımasız eziyetlerine karşı merhametlilerin en merhametlisi olan Allah‘a ellerini açmış dua ediyordu. Dua ederken “Ya Allah, Ya Rahman!” diyerek Yüce Mevla’ya yakarıyordu. Tam bu sırada bir grup müşrik Peygamber Efendimizi dinlemekteydi ve duydukları bu yakarıştan oldukça memnun olmuşlardır. Zira Peygamber Efendimizin sözde açığını bulmuşlar ve bizi bir tek Yaratıcı’ya kulluk etmeye çağıran Muhammed, kendisi hem Allah’a hem Rahman’a dua ediyordu, diye söylenti yaymaya başlamıştılar. Bu sözler üzerine Yüce Yaratan şu ayeti indirdi: “De ki: İster Allah deyin, ister Rahman deyin. Hangisini deseniz olur. Çünkü En Güzel İsimler O’nundur.”

Müşriklerin bu temelsiz inanışlarını değiştirmek oldukça zordu. Fakat Allah-u Teala Habibini asla yalnız bırakmayıp, bu asılsız inanışlara karşı ilahi vahiylerini göndermeyi sürdürdü. “Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. En Güzel İsimler O’nundur.” Böylelikle Allah, kendisinin tek bir ismi olmadığını ve O’na seslenirken diğer isimleriyle de dua edebileceğimizi bizlere buyurmuş oldu.

En Güzel İsimler O'nundur

Yüce Allah’ın Bilinen ve Bilinmeyen İsimleri

Kudreti, Hikmeti ve İlmi sonsuz Rabbimizin isimlerinin de doksan dokuz ile sınırlı olmasını beklemek doğru olmaz. Nitekim Tevhid Elçisi Peygamberimiz Allah’ın isimlerini saymakla bitiremeyeceğimizi söylemiştir. Birçok İslam alimine göre de zaten doksan dokuz rakamı sonsuzluğa delalet eden bir rakamdır. Nihayetinde altı farklı hadis kaynaklarında 25 isim farklılık arz etmektedir. Esasen Peygamber Efendimiz, Yüce Allah’ın tüm isimlerini bilmediğini vurgulamış ve dualarında: “Allah’ım! Kendini isimlendirdiğin, yarattıklarına öğrettiğin, Kitab’ında indirdiğin ve insanlardan gizli tutarak sana has gayb ilminde saklamayı tercih ettiği bütün isimlerin yalvarıyorum sana!” demiştir.

Allah’u Teala’nın zatını göremesek de, O’nun her bir ismi bizlere farklı bir yoldan kendini hissettirir. O’nun isimlerinin her bir parçası, Allah tasavvurunu tamamlayan öğelerden biridir. Bu manada Allah’ın isimlerini kuru kuruya ezberlemek yerine, bu isimlerin manalarını öğrenerek bu isimlerle duamızı etmeliyiz. Bizler bu isimlerin manalarıyla yaşamlarımızı biçimlendirip, ahlakımızı o yönde doğrultmalıyız. Ezberlemek yerine, bu isimlerin derin anlam ve faziletleriyle tecellilerini ummalıyız.

Allah, hiç ummadığım anda ve yerde bizimledir. O halde, isimlerinin manalarını öğrenerek, isimlerinde O’nun izlerini bularak, tecellisini ummalıyız.

Dua ile kalın!

Diğer video paylaşımlarımızı izlemek için lütfen Youtube Kanalımıza abone olmayı ihmal etmeyin!

Allah Birdir, Hiçbir Şeye Muhtaç Değildir

İnsanoğlu, kendisini yoktan yaratan, kendisine sayısız nimetlerde bulunan ve alemlerin Rabbi olan Allah’ı hep merak etmiş, zatı ve mahiyeti hakkında hep daha fazla bilgi edinme arayışına girmiştir. Bu sebepten dolayı Yüce Yaratıcı’nın hakkında türlü sorular üretilmiştir. Bu tarz soruların insan zihnini bulandıracağını bilen Son Peygamber Muhammed Mustafa (SAV), ashabını bu konuda uyarmış ve bu tarz sorularla karşılaşmaları durumunda “Allah birdir, hiçbir şeye muhtaç değildir, fakat her şey O’na muhtaçtır, O doğurmamış ve doğmamıştır. O’nun bir dengi de yoktur” demelerini istemiş, sonra da akılları bu sorularla meşgul eden şeytandan korunmak için “Euzü billahi mineşşeytanirracim” diyerek Allah’a sığınmalarını öğütlemiştir.

Allah birdir

Ayetel Kürsi

Bir keresinde kendisine sorulan “Allah bizi yarattı, peki Allah’ı kim yarattı” sorusundan rahatsız olan sevgili Peygamberimiz, “Allah tektir ve Samed’dir. O doğurmadı ve doğmadı. Hiçbir şey Ona denk değildir” diye belirtmiştir. Zira Hz. Allah yaratılmış hiçbir bir varlığa benzememektedir. O’nun eşi ve benzeri asla yoktur. O hiçbir anne veya babadan olma değildir ve varlığını sürdürebilmek için hiçbir şeye muhtaç değildir. Bu bağlamda her bir inananda doğru bir Allah inancı oluşsun diye Ayetel Kürsi’yi dilimizden düşürmemizi bizlerden istemiştir.

“Allah, O’ndan başka tanrı olmayan, kendisini uyuklama ve uyku tutmayan, diri, her an yarattıklarını gözetip durandır. Göklerde ve yerde olan ancak O’nundur. O’nun izni olmadan katında şefaat edecek kimdir? Onların işlediklerini ve işleyeceklerini bilir, dilediğinden başka, ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. Hükümranlığı gökleri ve yeri kaplamıştır, onların gözetilmesi O’na ağır gelmez. O, yücedir, büyüktür.”

Ayet ve hadislerden de anlaşılacağı üzere Yüce Allah, Peygamber Efendimiz tarafından “Çok bağışlayan, hükmünde galip olan, yerin, göklerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi olan, mağlup edilemeyen ve daima galip olan bir tek Allah’tan başka ilah yoktur” şeklinde belirtilmiştir.

İnsanoğlu sadece Yüce Allah’ın zatı ve mahiyetinin nasıl olduğunun merakıyla sınırlı kalmamış, kendisine yakın olup olmadığını, O’na seslendiği zaman kendisini işitip işitmediğini ve O’nu nerede bulacağını hep merak etmiştir. Bu merakı giderecek olan da yine Kutsal Kitabımızdaki Yüce Mevla’nın sözleridir; “Kullarım sana beni sorduğunda (söyle onlara), ben çok yakınım. Bana dua ettiğinde ona karşılık veririm.”, “Biz insana şah damarından daha yakınız.” diye buyurmuştur Hz. Allah.

Bizlere şah damarımızdan daha yakın olan Allah, sadece bize yakın olmakla kalmayıp aynı zamanda her halimizi gören, hatta gizli konuşmalarımızı bile işitendir. İşte Yüce Yaratan içimizden geçeni bilecek kadar bize yakındır. Allah birdir ve hiçbir şeye muhtaç değildir.

Diğer video paylaşımlarımızı izlemek için lütfen Youtube Kanalımıza abone olmayı ihmal etmeyin!

Salvele Örnekleri

Daha önceki Salvele Nedir ve Salvele Neden Önemlidir ile ilgi yazdığımız yazımızda Salvele yani salavat getirme konusuna değinmiştik. Bu sayımızda ise sizlere okuyabileceğiniz faziletli salavatlara bir kaç örnek vermek istiyoruz.

Fatiha Salavatı Okunuşu

Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammedinil fâtihı limâ uğlika vel hatimi limâ sebeka nâsırıl hakkı bil hakkı vel hâdi ila sırâtıkel müstekîmi ve ala âlihi ve ashâbihi hakka kadrihî ve mikdârihil azîm

Anlamı

Allahım! Kapalılıkları açan, geçmişe son veren, hakka hakikatle destek olan, mahlukatı senin doğru yoluna ileten Efendimiz Muhammed’e O’nun âline ve ashabına O’nun yüce kadr ü kıymetince salat eyle selam eyle ve O’nu mübarek kıl.

Tıbbil Kulubi Salavatı Okunuşu (Şifa Salavatı)

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin tıbbi’l-ku­lû­­bi ve devâihâ ve âfiyeti’l-ebdâni ve şifâihâ ve nûri’l-eb­sâri ve diyâihâ ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.

Tesirli Şifa Salavatı Tıbbil Kulubi Anlamı

Allah’ım! Kalplerin tabibi ve ilacı, bedenlerin afiyeti ve şifası, gözlerin nuru ve ışığı olan Efendimiz Hz. Muhammed’e onun âl ve ashabına salat ve selam eyle!

İmam Gazali’nin Salavatı

Allahümmecal efdale salevatike ebeden ve enma berakatike sermeden ve ezka tehıyyatike fedlen ve adeden ala eşrafil halaikıl insaniyyeti ve mecmaıl hakaikıl imaniyyeti ve turit tecelliyatil ihsaniyyeti ve mehbitıl esrarir rahmaniyyeti ve erusil memleketir rabbaniyyeti ve sitati ıkdin nebiyyine ve mükaddimi ceşil mürseline ve kaidi rakbil enbiyail mükramine ve efdalil halkı ecmaıne hamili livail ızzi e’la ve maliki ezimmetil mecdil esna şahidi esraril ezeli ve müşahidi envaris sebikıl üveli ve tercemani lisanil kıdemi ve menbeıl ılmi velhılmi velhıkemi müzhiri sirril cudil cüziyyi vel külliyyi ve insani aynil vücudil ulviyyi ves sufliyyi ruhi cesedil kevneyni ve ayni hayatid daraynil mütehakkıki bi e’la rutebil ubudiyyetil mütehallikı bi ehlakıl mekamatil istıfaiyyetil halilil e’zami vel habibil ekrami seyyidina muhammed ibni abdillah ibni abdulmüttalibi ve ala sairil enbiyai ver murseline ve ala alihi ve sahbihim ecmaıne küllema zekerakez zakirune ve ğafele an zikrihimül ğafilun

Daha fazla salvele örnekleri için Salavatlar sitesini incelemenizi tavsiye ederiz.

Diğer video paylaşımlarımızı izlemek için lütfen Youtube Kanalımıza abone olmayı ihmal etmeyin!

Salvele Nedir? Salvele Neden Önemlidir?

Salvele Nedir? Salvele Neden Önemlidir? Salvele Nasıl Okunur? Salvele İle İlgili Hadisler Nelerdir? bu yazımızda sizlere bu bilgilere ışık tutmuş olacağız.

Salvele Nedir

Salvele; dua, rahmet ve mağfiret anlamına gelen “salat” ile esenlik, selamet ve barış anlamına gelen “selam” kelimelerinden oluşan “salat-ü selam”, “salavat getirme” anlamına gelmektedir. Kültürümüzde en yaygın Salvele, “sallallahu aleyhi vesselem”‘dir. Son Peygamber Muhammed Mustafa (SAV)’e Salavat getirmek, bizlerin ona olan bağlılığın bir simgesidir.

Salvele Nedir

Salvele Neden Önemlidir?

Bir gün Resulü Ekrem Mescid-i Nebevi’de ashabı ile oturmakteyken, içeri yalnız başına bir adam geldiğini görür. Bu zat namazını kıldıktan sonra “Allahümmağfirli li verhamni” diye dua eder. Bunun akabinde Resulullah, “Bu adam acele etti” diye buyurdu. Sonra adamı yanına çağırarak ona ve yanında bulunan ashabına şöyle buyurdu: “Biriniz dua edeceği zaman önce Yüce Rabbine hamd ve sena etmekle başlasın, sonra Peygamber’e salat getirsin. Daha sonra da dilediği şekilde dua etsin.” Zira her işin olduğu gibi, duanın da bir adabı vardır. Kişi, öncellikle Allah’tan bir şey isteyeceği zaman, O’na olan saygısını sunmalı ve hamd ü sena etmelidir ve akabinde de bizlere şefaatçi olacak Peygamber Efendimize de salavat getirmelidir.

Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de çeşitli ayetlerde salavatın öneminden bahsedilmektedir. Ahzab Suresi’nde şöyle buyrulmaktadır: “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salat ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin.” Ayette belirtilen Allah’ın Peygamberine salat getirmesi, onu övme, arındırma, rahmet ve mağfiret etme; meleklerin salat getirmesi, dua ve istiğfar dileme; inananların salavat getirmeleri ise dua etme, rahmet ve bereket dileme anlamlarına gelmektedir.

Peygamber Efendimiz, hayatı boyunca ailesi gibi gördüğü tüm müminleri korumuş, kollamış, kötülüklere karşı karşı kol kanat germiştir. Müminlerle ırsi akrabalıktan öte, rahmet, bereket ve iman yakınlığı kurmuştur. Son Peygamber Muhammed Mustafa (SAV)’in, müminler için bir kandil gibi yol gösteren ve ışık tutan olduğunu haber veren Allah-u Teala, müminlerden ona salvele yani salat-ü selam getirmelerini istemiştir. Bu sebepten dolayı da Hz. Peygambere salavat getirmek, bir bakıma ona olan şükran borcumuzu yerine getirmek demektir.

Salvele

Salvele Nasıl Okunur ve Ne Zaman Okunmalıdır?

Sahabiler, yaşamını ve öğretilerini örnek aldıkları Peygamber Efendimiz ile her an duygusal bir iletişim sağlayacak vasıta ararlarken, Resulullah “Allahüme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed, kema salleyte ala İbrahim. Ve barik ala Muhammedin ve ala ali Muhammed, kema barekte ala ali İbrahim. İnneke hamidün mecid.” demelerini onlara öğütlemiştir.

Peygamber Efendimiz ashabına sadece salavat getirmeyi öğretmekle kalmamış, nerelerde ve nasıl salavat getirileceğini de öğretmiştir. Özellikle ibadetin direği olan namazların ardından tahiyyatın sonunda salat-ü selam getirmelerini istemiştir. Kendisine bir salavat getirene, Allah da o kişiye 10 salavat getireceğini buyurmuştur. Müezzini duyduğumuzda, mescide girip çıkarken salavat getirmemiz hep tavsiye edilmiştir. Yine Cuma günlerinden söz edilirken Allah’ın Resulü, o gün kendisine çokça salavat getirilmesini, zira o getirilen salavatların hepsinin kendisine arz olunacağını söylemiştir.

Peygamber Efendimize salavat getirmek, ona duyulan sevginin ve onun sünnetine olan bağlılığımızın bir göstergesidir. Bu sevgiyi ve bağlılığı ifade etmenin en güzel aracı Salveledir.

Diğer video paylaşımlarımızı izlemek için lütfen Youtube Kanalımıza abone olmayı ihmal etmeyin!

error: Bunu Paylaş kısmından paylaşabilirsiniz!!!