Allah’a Sığınmak

İnsanoğlunun yaşadığı ilk tecrübe Hz. Adem ve Hz. Havva’nın yüksek makamdan kovulup dünyaya düşmesiyle başlamıştır. İnsanlığın ebeveyni olan Hz. Adem ve Hz. Havva, Yüce Yaratıcı’nın emrini bir anda unutmuşlar ve bunu fırsat bilen şeytan ise asılsız vaatlerle yaklaşmamaları gereken bir ağaca yaklaştırarak onları kandırmıştı. Bulundukları makamdan aşağı bir makam olan dünyaya düşen Hz. Adem ile Hz. Havva yalnızlık ve çaresizlik içerisinde yapmış oldukları hatanın da farkına vararak Allah’ın affına, merhametine ve O’nun sonsuz kudretine sığınmışlardı.

Allah'a Sığınmak

Peygamberler Her Daim Allah’a Sığınmışlardır

Hz. Adem ve Hz. Havva’dan sonra da Allah’ın seçtiği tüm ilahi önderler ve elçiler aynı şekilde Allah’ın himayesine sığınmayı bir yaşam tarzı olarak hayatlarına entegre etmişlerdi. Örneğin; Hz. Nuh, hakkında bilgisi olmayan şeyleri yine Rabbine sığınmış (Bakara 2/36), Hz. Yusuf hem kendisiyle birlikte olmak için ısrar ve tehdit eden Züleyha için, hem de kardeşlerinden gelen haksızlığa karşı “Maazallah! Allah’a sığınırım” (Araf 7/21, Ta-Ha 20/10) demiş, Hz. Musa da kavmine karşı alaycı bir tavır takınarak cahillik etmekten (Bakara 2/67), kendisini öldürmek isteyen Firavun gibi ahirete inanmayan kibirlilerden (Mü’min 40/27) ve onların düşmanlıklarından (Duhan 44/20) Rabbi olan Allah’a sığınmıştı.

İnsanlığa rehber olarak olarak gönderilen peygamberlerin, evliyaların ve salih kulların dualarında da görüldüğü gibi, insanın fıtratıyla uyumlu olması ve benliğiyle çelişmeme arzusu bizler için en büyük sığınma sebebidir. Zira insanoğlu için en büyük tehlike kendisini kaybetmesi, azgınlığa ve fenalığa sürüklenip yolunu kaybetmesidir. Bu sebeplerden dolayı alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz bizlere kötülerden ve kötülüklerden korunmayı hep öğretmiştir. Rabbimizin bizlere Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de de bildirdiği gibi, şeytan bizleri doğru yoldan şaşırtmak için ahdettiği için, onu düşman olarak tanımalıyız ve onu yapacağı kötülüklerden Allah’a sığınmalıyız.

Şeytanın Telkinlerinden Allah’a Sığınmak

Yüce Mevla, “Muavvizeteyn” olarak bilinen iki özel surede Resulü’nün ve tüm inananların şeytandan ve onun hilelerinden ve de davranışlarından O’na sığınmamızı istemiştir. Peygamberimiz de Felak ve Nas surelerini okuyarak Allah’a sığınmayı prensip edinmiş ve kendisi gibi tüm sevdiklerinin de yatmadan önce muhakkak okumaları için tavsiyelerde bulunmuştur. Zira Peygamber Efendimizin de söylediği gibi şeytan bedenimizde dolaşan bir kan gibidir. Bizleri özümüzden uzaklaştırmak isteyerek, kötülüklere sevk eden bir aktördür. Bu kötülükten korunmanın en güzel yolu Allah’a sığınmaktır. Unutmayalım ki, Rablerine sığınan inananlar üzerinde şeytanın hiçbir etkisi yoktur.

Yine Peygamberimiz çeşitli vesilelerle ashabına öfkeli anlarında, onlara hiddet aşılayan şeytandan Allah’a sığınmaları konusunda öğütlerde bulunmuştur. Nitekim bir keresinde Peygamber Efendimiz (SAV)’in yanında birbirine hakaretler ederek aşırı derece hiddetlenen kişilere, Euzübillahimineşşeytanirracim demeleri hallerinde, öfkelerinin geçeceğini söylemiştir.

Hz. Adem’in yaratıldığından beri şeytanın temel amacı, düşmanı olduğu insanoğlunu doğru yoldan saptırarak imanını kaybettirmektir. Bu sebepten dolayı bizler her şeyden evvel imanımızı kaybetmekten Allah’a sığınmalıyız. Bu nedenle Peygamberimiz özellikle ümmetine öğretmek açısından dualarında öncelikle inan zarar verecek ahiret mutluluğunu sekteye uğratacak durumlardan ve olumsuz davranışlardan Allah’a sığınmıştır.

Allah'a Sığınmak

Darlıkta Allah’a Sığınmak

Hz. Aişe, Peygamber Efendimizin en çok günah işlemekten ve borçtan Allah’a sığındığını söylemiştir. Borçlu yaşamaktan Allah’a sığınan Peygamber Efendimiz, ashabından borçlu olanların Allah’a sığınmalarını, O’nun yardımını istemelerini öğütlemiştir. Bir keresinde müminlerin annesi olan Hz. Aişe Peygamberimize “Borçtan ne kadar da çok Allah’a sığınıyorsunuz?” diye merakını dile getirince, Son Peygamber Muhammed Mustafa (SAV) de, “Borçlanan kimse konuşur ama yalan söyler; söz verir ama sözünü yerine getiremez.” diyerek, borçlu kimsenin olumsuz davranışlar sergileyebileceğine de dikkat çekmiştir.

Allah’a sığınmak, hadis kaynaklarından aktarılan bilgiler doğrultusunda Peygamber Efendimizin yaşamının bir parçası haline geldiğini görmekteyiz. Şu halde Müslüman olan bizler her daim bize şah damarımızdan daha yakın olan gerçek Yüce Dost’a sığınmalıdır. Bu sığınma bizim Allah’a kulluğumuzun en temel göstergesidir. Böylelikle acizliğimizi ve güçsüzlüğümü kabul ederek, kudret sahibi Allah’a teslim olup, O’nun himayesine sığınmalıyız. Peygamber Efendimizin öğrettiği Allah’a Sığınma Dualarını da dilimizden düşürmemeliyiz.

Diğer video paylaşımlarımızı izlemek için lütfen Youtube Kanalımıza abone olmayı ihmal etmeyin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir